Kızıl Ölümün Maskesi

Bölüm 11: Uyumsuzlukların Harmonisi

✨✨ Yaratım varsa yıkım yok mudur? Evrenin daha en başında, zıddı ile birlikte doğan ve ikilinin uyumsuzluğundan gelen bir uyumla var olmuştu her şey sanki. Olacak olan, yaratılan her varlık ile insani sayılan duygular kendi olmayan ile birlikte vardı ve uzaktan bakıldığında ne kadar zıt görünseler de tıpkı gökyüzünün her daim havada asılı kalacağı gerçeği […]

Bölüm 11: Uyumsuzlukların Harmonisi Read More »

Bölüm 12: Odin ve Muninn

“Seneler, seneler evveldi; Bir deniz ülkesinde yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz.” ✨✨ “Sen de bir şey söylesene Mert?” Mert, Mine’nin sesini duyduğunda masasının üzerinden başını kaldırıp kadına anlamadığını belirten bir göz kıptı. ID kartını kaybetmişti ve ofise geldiğinden beri kartını arıyordu. Üstelik dağınık ya da sorumsuz biri değildi Mert. Kartı her daim montunun cebinde durur

Bölüm 12: Odin ve Muninn Read More »

Bölüm 13: Basorexia

✨✨ Kibirden arınmış gurur bazı zamanlarda iyi addedilse de tek başına kibir insanoğlu arasında yaygın bir kusurdu. İnsanın kibri de kalbi kadardı aslında. Kimileri bu duyguyu yerini alan yabancı ve tanımadığı bir duyguyla yer değiştirip kalbinin sınırlarını da orada yer edinecek yeni hisleri de ana kucağı gibi özümseyebilirdi, kalbine devrim yapan istilacı duygulara direnmezse eğer…

Bölüm 13: Basorexia Read More »

Bölüm 14: Hayat Bir İçki ve Aşk Bir Uyuşturucu

✨✨ İnsanoğlu çok basit sebeplerden mutlu, bu sebeplerden daha da basit nedenlerden mutsuz olacak şekilde dizayn edilmişti. Tıpkı çok basit bir nedenden doğup ve ondan daha da basit nedenlerden ölmeleri gibi. Zehirli bir iyimserliğin ya da özellikle son dönemlerde çokça meşhur olan herkesin kendisini aşırı önemli hissetmesi gerektiğini tavsiye eden insanların yaygınlaşmasıyla kimileri kendilerini narsisistik

Bölüm 14: Hayat Bir İçki ve Aşk Bir Uyuşturucu Read More »

Bölüm 15: Güneyde Mavi Bir Yıldız

✨✨ “Senin neden kedin yok?” “Ben evde olmadığımda sıkılır ama Güney. Hem sokaktaki kedilere birlikte bakıyoruz ya.” Yüzüne üzgün bir ifade kondurduktan sonra Barış’ın kışın ortasında araya araya bulduğu bezelyeleri kabuklarından ayıran yeşil gözlü, kıvırcık saçlı çocuk, “Ama geceleri ben onları özlüyorum,” dedi. “Arkadaşlarım onlar değil mi?” “Tabii ki.” Güney, “Benim ne kadar çok arkadaşım

Bölüm 15: Güneyde Mavi Bir Yıldız Read More »

Bölüm 16: Decipimur Specie Recti

✨✨ İyi görünüşe aldanırız. İnsanoğlu büyük bir gaflet ile kişilerin kendilerini kandıramayacağını söylese de her insan karşısına çıkan iyi giyimli, görgü kurallarını bilen, düzgün bir üslupla konuşan ve tüm bunları güzel bir yüzle birlikte yapan kişilere pozitif bir ön yargıyla yaklaşırdı. Bunun tam aksine üstü başı kirli, yırtık kıyafetlerinin arkasına gizlenmiş, belki de birilerinin ona

Bölüm 16: Decipimur Specie Recti Read More »

Bölüm 17: Eppur Si Muove

✨✨ Barış, kendi yatağında uyuyan Güney’in üzerini sıkıca örtüp çocuğun kıvırcık tutamlarının arasına da bir öpücük kondurarak merdivenlerden aşağı inerken en uzun gecenin kışın başlangıcı sayılan gece değil de bu gece olduğuna bir kez daha emin oldu. Güney’e hafta sonu gidecekleri yeri anlatırken birden zil çalmış, kapının ardında beliren savcıya çocuğun vücudundaki izleri göstermek çok

Bölüm 17: Eppur Si Muove Read More »

Bölüm 18: Şakak Lalesi

✨✨ Kollarının arasındaki yıldız dolu kavanozuyla birlikte siyah bir kuzunun peşine takılan Güney, yüzünü buruşturup, “Beklesene,” dese de kuzu onu sallamadan küçük ama hızlı adımlarla yeşilliklerin arasında kayboldu. Güney, diğer beyaz kuzuların arasında tek başına duran bu farklı kuzuyu görür görmez çok sevmiş, onunla arkadaş olmak istemişti. Ama kuzu ondan korkuyor, Güney de bir türlü

Bölüm 18: Şakak Lalesi Read More »

Bölüm 19: Yarasından Akan Kandan Çiçek Filizlenen Adam

✨✨ Mert’in gözlerini açtığında tıpkı günlerdir olduğu gibi göğsünde yatan kumralın bedeninde bıraktığı tatlı ağırlıkla birlikte dudakları kıvrıldı. Yine rutinleri olmuş şekilde Barış bir kolunu onun karnına sarmış, o da Barış’ın omzuna sıkı sıkı kollarını dolamıştı. Geldikleri yerin, İstanbul’un hemen çıkışında da olsa, tertemiz havasından mıdır bilinmez ama insana huzur veren bir yanı vardı. Mert’in

Bölüm 19: Yarasından Akan Kandan Çiçek Filizlenen Adam Read More »

Bölüm 20: Sternstunde*

✨✨ Siyah gözleri önündeki laptopun ekranındayken bir yandan da her şeyi kontrol etmek zorunda oluşunun onu nasıl bir tutsak haline getirdiğini düşünüyordu genç adam. Belki biraz ona da özgürlük hakkı tanınsaydı o da etrafındakiler gibi sıradan konular hakkında konuşup günlük, kısa sohbetlere katılabilir, insanların nankörü oldukları ve her adımını planlamadıkları bir hayatı o da yaşayabilir,

Bölüm 20: Sternstunde* Read More »

error: Bu içerik kopyalanamaz, telif ile korunmaktadır!
Scroll to Top