Kızıl Ölümün Maskesi

Bölüm 21: Gökteki Yıldızlar Kadar Kirpiklerin

✨✨ Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgun bir adamın hikayesinin dönüm noktası, karanlıkların arasında, tek başına, kimseye ihtiyaç duymadan öylece oturduğu bir gün, aniden kırık dökük kapısından içeri giren kumral birinin açtığı perdelerin arasından odasına yansıyan gün ışığıydı, tenine değdikçe onu da, kalbini de sıcacık yapan. Kendisine sarılmaktan başka çaresi olmadığı zamanlardan bu yana zihnini evi saymış, […]

Bölüm 21: Gökteki Yıldızlar Kadar Kirpiklerin Read More »

Bölüm 22: In Omnibus Requiem Quæsivi*

✨✨ “Mert verecek misin artık?” Kömür karası saçlarından yüzüne damlayan suların teninde yarattığı rahatsızlık hissini karşısındaki huysuz adamın ona sinirli bir ifade ile söylenmesi yüzünden umursamıyordu şimdi Mert. Belinde sarılı olan havluyla birlikte gülümseyerek bir dizini yatağın üzerine koyup hâlâ kendisine somurtarak bakan Barış’ın sevimli ifadesini daha da yakından görebilmek için adamın tam dibinde bitti.

Bölüm 22: In Omnibus Requiem Quæsivi* Read More »

Bölüm 23: Ay ve Güneş Tanrısı

✨✨ Ulvi kardeşinin karşısında yarı ölü şekilde oturuyor oluşuna bir bakış atıp, “Senin de sıradan bir fani olduğunu unutmuştum,” dedi. Elindeki kupayı görmeyen gözleriyle etrafını süzen Mert’in önüne doğru iterek gülümsedi. “Bu hallerin bana eski zamanlarımızı hatırlatıyor.” Mert ise aynı anlarda beyninin ‘al’ komutuna direnen kollarına kahve bardağına uzanması için son bir emir verip baygın

Bölüm 23: Ay ve Güneş Tanrısı Read More »

Bölüm 24: Ne Cherchez Plus Mon Coeur*

✨✨ Basketbol sahasından terli ve yorgun şekilde çıkan, ay misali parlayan beyaz teni az dikkat çekiyormuş gibi bir de oynadığı oyunun sonucu kızaran yanakları ile daha da ilgi çekici görünen çocuk, yüzündeki zafer gülümsemesiyle birlikte evine doğru adımlamaya başladı. Evinin sık ağaçlıklar arasında kalan manzarası görüş açısına girdiğinde üzerindeki dağılmış okul formasına bakıp yüzünü buruşturdu.

Bölüm 24: Ne Cherchez Plus Mon Coeur* Read More »

Bölüm 25: Ophelia, Çiçekler Büyüyor Güzelliğinden

✨✨ “Ulvi beni bir daha ararsan kardeşim falan dinlemem senin o bacaklarını kırarım bak.” Mert’in artık yeni bir sapığı vardı, kardeşi… Bunun bilincinde elindeki telefonu kırma isteği ile boğuşurken aynı anlarda istikrarını hiç bozmadan ona saçma sapan şeyler anlatan adamın bir türlü susmayışı yüzünden sinirle dişlerini sıktı. Motorundan indiği gibi cebinde titreyen telefonunu kendisinden beklenmeyecek

Bölüm 25: Ophelia, Çiçekler Büyüyor Güzelliğinden Read More »

Bölüm 26: Nunquam Felix Eris, Dum Te Torquebit Felicior

✨✨ Karşı eksenini bulamamış bir öfke dolaşıyordu evinde, yani zihninde. ‘Zihni artık evi miydi?’ Aslında bu kısım da tartışmalıydı. Eğer evi saydığı zihnine ihanet etmemiş olsaydı belki de şu an cevabı çok net verebilirdi kendi içinde ama kimse ihanet edenleri sevmezdi, ironik şekilde en büyük hainler bile… Etrafındaki ağaçlardan arındırılmış, çıplak beton yapılara bakarken iki

Bölüm 26: Nunquam Felix Eris, Dum Te Torquebit Felicior Read More »

Bölüm 27: İhtilal Melodisi

✨✨ Kafasını kaldırıp gözlerini kısarak gökyüzüne doğru baktığında atını tüm semada doludizgin koşturan bir süvari misali kızıllığın akşamüstü manzarasına çalındığını gördü. Hava da onun çaresiz halini anlarmışçasına tüm mavi pırıltılarını silip atmış bir de alay eder gibi altın-kızıl karışımı bir renge bürünmüştü. Tıpkı kızıl bir ölüm maskesi kuşanmış gibi yer gök hayatının en zor günlerinden

Bölüm 27: İhtilal Melodisi Read More »

Bölüm 28: Veritatis Simplex Oratio Est

✨✨ Gündüzün griliği, tıpkı ucuz parfüm kokusuyla bezenmiş o tanıdık huzurun özlemi gibi sarıyordu her yanını. Salonun geniş duvarları, hava dolan ama bir türlü bununla yetinmeyen ciğerleri misali daralıyor, sanki geçmişe doğru akan bir zaman tünelinde sıkıştığı hissediyordu. Sevdiği adamın ardında bıraktığı yürek boşluğunu, anne rahminin huzurlu kollarını arzulayan birinin özlemiyle dolduruyordu. Özlemi, onu karanlığın

Bölüm 28: Veritatis Simplex Oratio Est Read More »

Bölüm 29: In Me Omnis Spes Est Mihi

✨✨ Barış, telefonundaki konuma bakarken yapay zekanın gerçekten korkutucu bir tarafı olduğunu düşünüyordu. Pekâla, aslında şu an için durum onun açısından korkutucu değildi. Lokasyon analizi, sihirli parmakları ve beyni birleşmiş, ortaya harikulade bir sonuç çıkmıştı. İşin diğer tarafında olduğundan tedirgin olmasına gerek yoktu, en azından bir de bu durum için canını sıkması gerekmiyordu. O izin

Bölüm 29: In Me Omnis Spes Est Mihi Read More »

Bölüm 30: Sisyphos’u Mutlu Hatırla

✨✨ Barış, her durum için uygun bir kelime olmadığını sandığında küçüktü. Aslında, herkesin dünyasının zihnindeki kelimeler kadar olduğunu öğrendiğinde biraz büyümüştü. Yıldızlarla dolu bir gecede, yanına yattığı olanaksızın sebebinden cebindeki romanın ön sözüne bile lanet ettiğindeyse tüm kelimelere düşman olmuştu. Ama kollarında zaferler taşıyan bir yarı tanrı ona eski denizci masallarından çıkıp da geldiğinde Barış,

Bölüm 30: Sisyphos’u Mutlu Hatırla Read More »

error: Bu içerik kopyalanamaz, telif ile korunmaktadır!
Scroll to Top