Bölüm 14: Ciğerci Kurt

✨✨

Mehmet: Neden dün Türker’in üzerine kola döktün?

Kubilay: Sana da merhaba vişne kurdum.

Kubilay: Nasıl olayım işte ben de, dersler falan boğuşuyorum.

Mehmet: Yine ne anlatıyorsun gözünü seveyim sen?

Kubilay: Gözlerim çok güzel olduğundan sevmek istemeni anlıyorum 🥺

Mehmet: Artık seni düzeltmeyeceğim bile.

Mehmet: Yakında kolumun altında bir kız görürsen üzülme ama ciğerim 😏

Kubilay: Oooo flört mü yapıyorsun ciğerci kurt?

Kubilay: Hayırlı işler.

Kubilay: Zamanım olsa ben de bir ter atardım ama maalesef 🥺

Mehmet: İğrençsin sapık herif.

Kubilay: Sen el âlemin kızından bahsedip beni kıskandırmaya çalışırken iğrenç olmuyorsun ama.

Mehmet: Kendini ne kadar da önemli bir şahsiyet sanıyorsun sen?

Kubilay: Şahsiyet değil zihniyet meselesi vişne kurdum.

Kubilay: Senin gibileri iyi tanıyorum diyelim.

Mehmet: Tatavayı kes de soruma cevap ver.

Kubilay: Bilerek dökmedim demiştim dün.

Kubilay: Aynı şeyleri tekrar tekrar konuşmak istemediğimden sorunu görmezden geldim belki de. Olamaz mı?

Mehmet: Gördüm seni.

Mehmet: Önce etrafına bakındın, sonra kolayı boca ettin adamın üzerine.

Mehmet: Türker’e aşıksan falan o da düz.

Mehmet: Üzülme sonra.

Kubilay: Bu dünyada kimse düz değildir Mehmet.

Mehmet yazıyor…

Kubilay: Yine Mehmet dedim, heyecanlamış olmalısın 😚

(Mehmet çevrim içi)

Kubilay: Bir şansın olsaydı gözlerinin içine bakarken de Mehmet derdim.

Kubilay: Ben kucağında, ikimiz aynı anda gelirken kulağına fısıldardım.

Kubilay: Ya da bacaklarım senin beline sarılıyken dudaklarının üzerine doğru adınla inlerdim.

Kubilay: Ama benimle asla bir şansın olmayacak, yazık sana.

Mehmet: Kahrımdan kendimi boğazın soğuk sularına bırakacağım şimdi.

Mehmet: Okulun ibnesi bana bakmayacağını söyledi, tüh.

Kubilay: Sevindim buna.

Mehmet: Neye?

Kubilay: Eskisi gibi olmana.

Kubilay: Bana acımıyorsun.

Mehmet: Ne alaka lan? Neden böyle söylüyorsun?

Mehmet: Sana neden acıyacakmışım?

Mehmet: Tüm okulu sulu getirir susuz götürürsün sen.

Kubilay: Ailemden bahsettiğimde en azılı düşmanım bile bana sempati besliyor.

Kubilay: Nefret ediyorum bu durumdan.

Kubilay: Sanki bunu bana tolerans göstermeleri için kullanıyormuşum gibi.

Kubilay: Sahte empatiden de nefret ediyorum.

Kubilay: Sen de bir ara yüz seksen derece döndün gibi oldu.

Kubilay: Aha dedim bir diğer ikiyüzlü.

Mehmet: Saçmalama oğlum.

Mehmet: Allah rahmet eğlesin ailene, mekânları da cennet olsun inşallah.

Mehmet: Bu konu birine negatif ya da pozitif yaklaşımda bulunulacak bir şey değil.

Mehmet: Ha empati yaparsın ama.

Mehmet: Sahte deme sen yine de.

Kubilay: Neden?

Mehmet: Şöyle düşün, benim de ailem ayrı.

Mehmet: Annemle babam boşandı ben küçükken.

Mehmet: Seni tam olmasa da anlayabilirim.

Kubilay yazıyor…

Mehmet: Tam olmasa da dedim hemen sikme kafamı.

(Kubilay  çevrim içi)

Mehmet: Acınacak durumun da yok, dediğim gibi güçlü bir vitaminsizsin sen.

Mehmet: Her hâlinden belli.

Mehmet: Dürüst bebesin de bu arada.

Mehmet: Başkası olsa bunları yazmazdı bana.

Kubilay: Eyvallah.

(Kubilay çevrim dışı)

Mehmet yazıyor…

(Mehmet çevrim içi)

Mehmet yazıyor…

Mehmet: Kaçma hemen lan, gel bir buraya.

(Kubilay çevrim içi)

Mehmet: Sana seni gördüm diyorum.

Kubilay: Mehmet gerçekten aynı şeyleri evirip çevirip konuşacak vaktim yok.

Kubilay: Bak Ati’m bana yine mesaj atmış.

Kubilay: Onunla sohbet edip beleş konser ayarlatacağım kendime.

Mehmet: Söyle ona da balgamını temizlesin.

Kubilay: İlk şakan mıydı?

Mehmet: Türker’e mi âşıksın?

Kubilay: Sekiz yaşında apaçi müzik dinlemiyormuş gibi havalara giren mala âşık olduğumu sana düşündüren nedir?

Mehmet: Dikkatini çekmek ister gibiydin dün.

Mehmet: Tüm film boyunca gözün ondaydı.

Mehmet: O seninle ilgilenmeyince de kola döktün adamın üzerine.

Kubilay: Sana hani şey demiştim ya.

Kubilay: Sana vereceğime yetmişlik dedelere veririm.

Mehmet: Evet.

Kubilay: Hah ona vereceğime sana veririm kardeşim düşün.

Mehmet: Neden aşk muhabbeti çevirdiğimde konuyu sürekli cinselliğe getiriyorsun?

Kubilay: Aşk var yani :D?

Mehmet: Yok mu?

Kubilay: Yok ki konuyu başka yerlere çeviriyoruz Mehmet.

Mehmet: İlginç bir tipsin.

Mehmet: Dünya yansa sikimde değil modundasın ama var bir hikâyen senin de.

Kubilay: Var. Haftalar önce yüzüme vurdun ya sayın mal.

Mehmet: Eyvallah. Ne desen haklısın o konuda.

Mehmet: Sik gibi bel altı vurdum sana.

Mehmet: Bana yakışmadı. Sinirlenince gözüm dönüyor. Bahane değil biliyorum.

Kubilay: Yakışıp yakışmadığına karar verecek kişi ben değilim, seni hiç tanımıyorum.

Kubilay: Yakışmadı diyorsan öyle olmuştur.

Mehmet: Helal et hakkını o zaman.

Kubilay: O zor işte.

Mehmet: Üzdüm mü seni?

Kubilay: Sen beni üzemezsin kardeşim. Birilerinin beni üzebilmesi için adlarının Özgür, Hatice ve Ediz olması lazım. Gerisi sikimde değil, tasalanma.

Mehmet: Özgür abin mi?

Kubilay: Evet

Mehmet: Bence içten içe üzüldün ama güçlüyüm ayakları çekiyorsun. Kim olsa benim sokuk sözlerime üzülürdü.

Kubilay: Ati’nin mesaj attığı gün hevesimi kursağımda bıraktın birkaç dakika 🤭

Kubilay: Onun haricinde benden yana sıkıntı yok başkan.

Kubilay: Bir de bunu dert etme yani. Seni tanımıyorum, birkaç ay sonra hayatımdan çıktığında adını bile hatırlamam muhtemelen.

Kubilay: Ama sen sen ol sinirden gözün döndüğünde karşındakinin sevdiğin biri olmamasına dikkat et.

Kubilay: Ben öylesine biriydim ama bir gün sevdiğin birine sinir anında bel altı vurursan.

Kubilay: Sen sinirini bahane edersin ama karşındaki kişi sevdiğinden bu lafları duymuş olur.

Kubilay: Yazık edersin.

Mehmet: Eyvallah, haklısın.

Kubilay: Yazma artık Ati’yle konuşmam lazım, beleş bilet çözeceğim.

Mehmet: Tamam.

(Kubilay çevrim dışı)

Mehmet yazıyor…

(Mehmet çevrim içi)

Mehmet yazıyor…

(Mehmet çevrim dışı)

✨✨

Okuyan gözlerinizden öperim ✨🫶🏻

Gidelim Verve 💙

🤞 Kitap bölümlerinden haberdar olun!

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Neriman_Lusi
Neriman_Lusi
9 gün önce

ne güzel konuşup anlaştılar bu sefer🧚‍♀️

error: Bu içerik kopyalanamaz, telif ile korunmaktadır!
Scroll to Top