✨✨
Kubilay: Mehmet.
Kubilay: Sakın Türker’e bir şey çaktırma olur mu?
Mehmet: Neden?
Kubilay: Öğrenirse Ediz’in üzerine gider, tehdit eder bir şey yapar işte.
Kubilay: Sonuçta
Kubilay:

Mehmet: Cidden bununla uğraştın mı?
Kubilay: Evet, tuvalette yaptım ama.
Mehmet: Tuvalete telefonla mı giriyorsun sen lan?
Kubilay: Ay sanki sen farklısın.
Kubilay: Spora başladığı gün olur olmadık yerde tencereyle tavuk pilav yiyen tipler gibi.
Kubilay: Ne bu havalar?
Mehmet: Hava ne alaka oğlum?
Mehmet: Ben hayatta tuvalete telefonla girmem.
Mehmet: Hijyenik değil bir kere.
Kubilay: Anladık en temiz sensin.
Kubilay: Bu arada bana oğlum demen gözümden kaçmadı vişne kurdum.
Kubilay: Fantezi kısmına bakış açımı daha önce de söylemiştim.
Mehmet:

Mehmet: Bak senin zekâna uygun bir haber yapmışlar.
Kubilay: Mehmet sen çok değiştin 🥺
Mehmet: Neden lan?
Kubilay: Eskiden böyle şakalar yapmazdın.
Mehmet: Kötü mü yani?
Kubilay: Hayır tabii ki vişne kurdum, sonunda on sekizine geri döndün.
Kubilay: Benjamin Button gibi yaşlı doğup sonradan gençleşiyorsun, kurtlarda böyle oluyor demek.
Kubilay: Bir de random atarsan mis gibi olur.
Mehmet: Siktir lan, hayatta yapmam onu.
Mehmet: Neyse, ben bu Türker’in ebesine atlayacağım yarın.
Mehmet: Dün başka bir kızdan bahsetti agaların yanında.
Mehmet: Bayağı da ciddi gibiler yani benim yanımda anlatabildiğine göre.
Kubilay: Neden? Sen Müftü müsün fındık kurdum?
Kubilay: Niye senin yanında anlatamıyorlar böyle şeyleri?
Mehmet: Beni açmaz öyle, takıldıkları insanları dinlemem ben.
Mehmet: Bana ne amına koyayım?
Mehmet: Aferin sikin var ve sevişiyorsun. Ne başarı ama?
Mehmet: Ciddi bir şey olmadığı sürece benim yanımda konuşamazlar.
Mehmet: Yenge muhabbeti olursa başka ama. Başımla beraber.
Kubilay: Polat ve Çakır nezarete girdiklerinde hemen sırtlarını duvara yaslarlar.
Kubilay: Arkadan saldıran olmasın diye.
Mehmet: Ne alaka?
Kubilay: Ne bileyim, öyle bir konuştun ki racon bildiğimi gösteresim geldi.
Kubilay yazıyor…
Mehmet: Kubilay…
(Kubilay çevrim içi)
Mehmet: Sen bana dur diyorsun ama bunun sikini eline vermem lazım benim.
Mehmet: Zor duruyorum.
Kubilay: Mehmet sakın bir şey yapma.
Mehmet yazıyor…
Kubilay: Lütfen 🥺🥺
(Mehmet çevrim içi)
Kubilay: Bu geri zekâlı zaten kitaplardaki mal başroller gibi.
Mehmet: O ne demek?
Kubilay: Hani kitaplarda sevdiği adam aşkını dağa taşa da haykırsa beyinsiz başrol bir türlü anlamaz ya.
Kubilay: Sürekli ‘Acaba bunu yaptı bu yüzden mi?’, ‘Bana acıdığı için kesin ya.’ falan derler.
Kubilay: Ya da kahramanımıza anonim numaradan biri yazar. Yazan kişi kabak gibi ortadadır ama bizim mal yüz bölüm anlamaz, okuyucuya da ellerini yedirir sinirden.
Mehmet: İlk kez duydum.
Kubilay: Kitap okumadığın içindir vişne kurdum.
Mehmet: Yalnız ben kitap okumayı severim.
Kubilay: Ne okudun en son?
Kubilay: Hüseyin Nihal Atsız-Bozkurtlar?
Kubilay: Adolf Hitler-Kavgam?
Kubilay: Alparslan Türkeş-Dokuz Işık?
Kubilay: Bir tane kitap okuyan ülkücü kalamaz gerçi.
Mehmet: Kelimenin anlamını bilmeden herkese faşist damgası yapıştıran sokuk ergenlerden ne farkın kaldı?
Mehmet: Türkiye’nin selameti iç- ‘Faşist bir köpeksin sen, seninle işim olmaz!’
Mehmet: Bir de bunun şey versiyonu var.
Mehmet: Bir sikim bilmeden herkese ‘cahil’ yaftası yapıştıran.
Mehmet: Elinde bir cahil silahı var, amına koyayım herkesi vuruyor ‘sen cahilsin.’ diye.
Kubilay: Ne kadar dolmuşsun vişne kurdum sen? Acilen rahatlaman lazım senin.
Mehmet: Senin üzerinde rahatlamayı planlıyorum ben.
Kubilay: Malzeme odasında beni sıkıştırdığında niyeti bozduğunu anlamıştım 🥺
Mehmet: Ondan bana sarılıp, dakikalarca göğsüme saklandın, değil mi?
Mehmet: Sırtımda ellerinin izi çıkmış. Artık nasıl sıkı sarıldıysan? 😏
Mehmet: Sen de haklısın ama her gün sek erkek denk gelmiyordur sana.
Mehmet: Buldun mu faydalanmak istedin.
Mehmet: Vardır öyle etkilerimiz, alıştık.
Kubilay:

Kubilay: Bu ürkütücü konuşmanın bendeki yansıması tam olarak bu fotoğraf.
Kubilay: Hatırlat da yanında bir şeyler içmeyim.
Kubilay: Araya giderim mazallah.
Mehmet: Benden yana sıkıntın olmasın ciğerim.
Mehmet: Hiç olmadığın kadar güvendesin.
Kubilay: Her neyse.
Kubilay: Şimdi bu mal yanına gelip bir de ciddi ciddi kızdan mı bahsetti?
Mehmet: Evet, hem de yangın alarmı muhabbetinden sonra kantinde otururken.
Mehmet: Komşu kızıymış, çok aşıkmış falan ayağı çekti.
Mehmet: Ona Teletabilerdeki fıstık yeşili elemanın antenini sokmazsam bana da Mehmet demesinler.
Mehmet: Benim agalar da mutlu oldular, haberleri yok tabii bu yavşağın nasıl bir piç olduğundan.
Mehmet: Akıl falan verdiler hep.
Mehmet: İyice kuruldum.
Mehmet: O yüzden dur deme bana.
Kubilay: Durman lazım ama Mehmet.
Kubilay: Ediz zaten o kadar yüksek değil bu mala bu aralar.
Kubilay: Nude falan istemiş.
Kubilay: Allah’ın malı, nude istemek nedir lan?
Mehmet: O ne lan?
Kubilay: Bazen senin seksenli yıllardan günümüze ışınlandığını düşünüyorum vişne kurdum.
Kubilay: Yani böyle açık saçık, seksi donlu fotoğraf.
Mehmet: Hangi mal öyle fotoğraf çekip de birine yollar ki?
Mehmet: Galerimde öyle fotoğraf olsa kendimden utanırım amına koyayım.
Kubilay: Şimdi sana bir nude atıp büyük büyük konuşmalarını yedirmek vardı da.
Kubilay: Neyse.
Mehmet: Saçmalama.
Kubilay: Peki babacığım.
Kubilay: Bak yine babacığım dedim yanlış anlama da beni.
Mehmet: Kimseye öyle fotoğraflar atmadın, değil mi?
Kubilay: Mal mıyım lan ben? İki gün sonra başıma bela olacak hiçbir şey yapmam.
Kubilay: Neyse.
Kubilay: Bu Anayasanın yirminci maddesinden haberi olmayan, hatta anayasayı analara yaslanan ayı sanan arkadaşın kudurduğu için bu aralar benim sevimli canlımı daha da zorlayacak.
Kubilay: Baktı istediği olmuyor onu görmezden gelecek, ghosting evresindeyiz çünkü.
Kubilay: Klişe göt. Ediz de yol verir bu mala.
Kubilay: Ediz’i tehdit ederse de…
Kubilay: İşte o zaman onun olmayan aklına Windows yedi kurup mavi ekran hatası verinceye kadar severim onu.
Mehmet: Ya Ediz akıllanmazsa?
Kubilay: Akıllanır.
Kubilay: O sadece yıllardır beklediği şey oldu diye heyecanlı.
Kubilay: Hep uzaktan izlediği bir şey gerçeğe dönüştü ve o bunu aşk sanıyor.
Kubilay: Ona da kızamam ama korumam lazım.
Kubilay: Çok yakında evde buluşmak isteyecek Türker.
Kubilay: Ediz şimdiden hep tensel istekleri var, beni tanımak istemiyor deyip duruyor.
Kubilay: Ben artık dinlemiyorum, abimi esir aldı demin.
Kubilay: Ama sen sakın o mala çaktırma bir şey.
Kubilay: Kıllanırsa taktik değiştirir.
Mehmet: Sonra döverim ama.
Mehmet: İçimde kalır ciğerim yoksa.
Kubilay: Arkadaşlığınız bozuldu bizim yüzümüzden.
Kubilay: Sen seviyordun onu.
Mehmet: Benim onun gibi pezevenklerle işim olmaz.
Mehmet: Arkadaşlığını götüne soksun.
Kubilay: Eyvallah sağlam adamsın.
Mehmet: Sağ olasın.
Kubilay: Bir şey yapmayacaksın değil mi Mehmet?
Kubilay: Söz ver bana.
Mehmet: Tamam lan tamam, söz.
Kubilay: 💙
Mehmet: Kalp mi?
Kubilay: Evet, teşekkür nişanesi.
Kubilay: Yazma artık, teyzem önemli bir açıklama yapacakmış.
Kubilay: Evde gergin bir hava hakim.
Mehmet: Tamam.
(Kubilay çevrim dışı)
(Mehmet çevrim dışı)
(Mehmet çevrim içi)
Mehmet: Teyzenle ilgili sıkıntı olursa haberim olsun.
(Mehmet çevrim dışı)
✨✨
Okuyan gözlerinizden öperim ✨🫶🏻
Gidelim Verve 💙