Bölüm 22: Kubisiz Yapamayan Vişne Kurdu

✨✨

Mehmet: O sikik mal senden ne istiyordu?

Mehmet: Bir de bana kaş göz yapıyorsun arkasından?

Kubilay: Sen neden bensiz yapamıyorsun vişne kurdum?

Kubilay: Bir gün yazmayınca dünyan kararıyor benim ışığım olmadan, değil mi?

Mehmet: Kubilay laf salatası yapma da cevap ver.

Kubilay: O squat yapmaması gereken, zaten kendisi kocaman bir göt olan malın peşimde dolandığını söylemiştim zaten sana.

Kubilay: Mesajlarına cevap alamıyordu bir süredir.

Kubilay: Malum benim telefonum bir vişne kurdu yüzünden hep meşgul.

Mehmet: Ben olmasam konuşuyordun yani?

Kubilay: Herhâlde lan, neşemi ona köpek çekip yerine getirmek varken neden konuşmayım?

Mehmet: Derdi neymiş?

Kubilay: Yamuk sikine benim gibi bir afet-i devran arıyormuş.

Kubilay: Ben de onu sigaramı yakan centilmen bir salon erkeğine çevirdim.

Kubilay: Siktir olup gitti.

Mehmet: Beyninin sol lobunu akşam simidi gibi çıtır çıtır yerim onun.

Mehmet: Bir de tenhalarda kıstırıyor.

Mehmet: Evveliyatını siktiğimin pezevengi.

Mehmet: Baya da uzun konuştunuz, başka ne dedi?

Kubilay: ‘Öl de öleyim, öldür de öldüreyim, sen iste çaya şeker atmayı bırakayım,’ dedi.

Kubilay: Çayı şekersiz içenler de beyin yıkayan gizli bir örgüt gibi. Cemaat gibi. Zorla mürit kazanmaya çalışıyorlar.

Mehmet: Bütün okula seninle ilgili atıp tutmuş, şimdi neden böyle dönmüş?

Mehmet: Onu yılbaşında kurduğum rakı masama dansöz yaparım.

Mehmet: Tipine de ayrı uyuzum.

Kubilay: Sakin ol vişne kurdum.

Kubilay: Ben alışkınım.

Kubilay: Ev telefonu gibi hiçbir özelliği kalmamış götün teki.

Mehmet: Tam ne yapmıştı bu sana?

Kubilay: Miden kaldırmaz salla.

Mehmet: Neden?

Kubilay: Konu iki ibnenin arasında geçiyor.

Kubilay: Senlik değil.

Mehmet: Ben bu hikâyede tek bir ibne görüyorum ama.

Kubilay yazıyor…

Mehmet: O da seninle ilgili orada burada atıp tutan, sonra tenhada sana yalvaran o puşt.

Mehmet: Kalabalıkta Sedat Peker, tenhada pamuk şeker.

(Kubilay çevrim içi)

Mehmet: Anlat.

Kubilay: Ben okula başladığımda buna âşık oldum, ilk görüşte.

Mehmet yazıyor…

Kubilay: Âşık olduğumu sanmışım ama.

(Mehmet çevrim içi)

Kubilay: Aynı sınıftaydık hazırlıkta.

Kubilay: Baya ilgiliydi bana karşı, kibardı falan.

Kubilay: Öyle arkadaş olduk, sonra sınıflar ayrıldı.

Kubilay: Biz kopmadık ama mesajlaşmaya başladık sabaha kadar.

Kubilay: Yazları buluşuyoruz, görüşüyoruz.

Kubilay: Ben ne olduğumu hiç saklamadım, herkes biliyordu.

Kubilay: Bu durum hakkında da çok mantıklı konuşuyordu, ‘İnsan yönelimi yüzünden dışlanır mı, nasıl bir mantık?’ şekli falan çekiyor bana.

Kubilay: Beni çok da dışlayan yoktu. Sadece belli bir kesim mallık yapıyordu, hepsinin de ebesine atladım zaten.

Kubilay: Sonra konuşmaları değişti bana karşı.

Kubilay: Ben tabii saf salak onun da bana âşık olduğunu sandım.

Kubilay: Türker’i gözünün önüne getir, aynısı ya bu kadar benzerlik olamaz.

Kubilay: Baya götüm bulutların üzerinde benim.

Kubilay: Ediz’e diyorum, ‘Kesin ilk ve son aşkım o.’

Kubilay: Geçen sene işte daha farklı yaklaşmaya başladı bana.

Kubilay: Dokunuyordu, öpüyordu.

Mehmet yazıyor…

(Mehmet çevrim içi)

Kubilay: Sonra baya romantik bir jestle ‘Sevgilim ol.’ dedi, ben delirdim mutluluktan.

Kubilay: ‘Ama okulda kimse duymasın, ailem çok karşı. Babam beni öldürür,’ dedi.

Kubilay: Aşkımızı gizli yaşayalım, daha heyecanlı böyle. İşte üniversite kazanınca o ortam daha rahat. Birlikte şehir dışı yazarız gideriz muhabbetleri. Biliyorsun işte klasik orospu çocukluğu.

Kubilay: Ben de bunun yanına kızlar gelip gidiyor hepsi normal arkadaşı sanıyorum, okulda görüşmüyorum ki ailesinin kulağına gitmesin.

Kubilay: Okulda ‘Çok özledim seni.’ diye soyunma odasına çekmeler falan, tanıdık gelmiştir.

Mehmet: Evet.

Kubilay: Sonra evine de gidip gelmeye, onda da kalmaya başladım.

Kubilay: Önceleri dokunmak, sarılıp öpmek hariç başka bir şey yapmıyordu.

Kubilay: Ben de öyle olunca güvendim tabii, kim sevdiği adama güvenmez ki?

Kubilay: Biraz zaman geçince çok ısrar etmeye başladı ‘Birlikte olalım,’ diye.

Kubilay: Başta reddetsem de sevdiğim adam ben de bir olmak isterim tabii.

Kubilay: Beraber olduktan sonra ertesi gün okula gittiğimde millet benim nasıl bir ibne olduğumu ve herkese nasıl da kolayca verdiğimi konuşuyordu 😅

Kubilay: Arkadaşlarına anlatmış, onlar da arkadaşlarına falan derken kulaktan kulağa yayılmış.

Kubilay: Ama tabii her anlatan kendinden bir şey kattığı için ben birden okulun tescilli orospusu oldum.

Kubilay: Orospunun küfür bile olmadığını anlatamayacağım insanlarla tartışmaya girmedim tabii, herkes ne düşünmek istiyorsa onu düşündü.

Kubilay: Sonra olmayan konular patladı, adını bile duymadığım insanlar bana arka bahçede, spor salonunda ‘bastığını’ anlattı, öyle böyle derken ben yollu oldum.

Kubilay: Ama tabii ki Erdem durmadı.

Kubilay: Elinde fotoğraflarımın olduğunu söyleyip beni tehdit etmeye başladı.

Kubilay: Aynı mahallede oturuyorduk, sürekli beni bir şekilde sıkıştırıyordu.

Kubilay: Ben de artık dayanamadım ve teyzemle abime anlattım.

Kubilay: Abim ailesine söyleyip bu işi bitirmek istedi. Çünkü ikimiz de reşit olmadığımız için mahkemeye falan verirsek uzlaşmamızı isteyeceklerdi. En iyi çözüm ailesine haber vermek gibi düşündü.

Kubilay: Ben izin vermedim. Gerçekten ailesi çok katıydı, az çok tanıyordum. Ne bileyim lan işte yapamadım.

Kubilay: Biz de buraya taşındık işte, en azından biraz uzak olursak unutur diye düşündük.

Kubilay: Tabii daha bir sürü detay var da elim ağrıdı amına koyayım yazarken.

Mehmet: Yüz yüze anlatırsın onları da yazma daha fazla.

Mehmet: Ama hâlâ rahatsız ediyor?

Mehmet: Erdem sadece adıymış.

Mehmet: Ben onun da ebesine zıplarım ama erdemsiz erdem.

Kubilay: Salla lan. Zaten şimdi uzaktan bakıp yalanıp duruyor.

Kubilay: Karma işte, âşık oldu bana.

Kubilay: Bunu sana söylediğim gibi itliğine söylemiyorum bu arada.

Kubilay: Harbiden âşık.

Kubilay: Bana bakarken göz bebeklerinin içi titriyor, ağlayacaktı bugün.

Kubilay: Yalvarıp duruyor yeniden benimle olabilmek için.

Kubilay: Bu örneğimizde de cesaretsiz bir malın nasıl hem kendisini hem de beni yaktığını gördük.

Kubilay: Kıssadan hisse: Siz Erdem gibi mal olmayın hsdklsksjdl

Mehmet: Bunun cesaretle alakası yok Kubilay.

Mehmet: Piçlikle alakası var.

Mehmet: Kendisine güvenmiyorsa sana hiç yaklaşmayacaktı.

Mehmet: Bir kez yaklaştıysa da elinden tutmayı bilecekti.

Kubilay: O dediğin öyle kolay olmuyor ama Mehmet.

Kubilay: Hemcinsine aşık olduğunu kabullenmek bazıları için o kadar onur kırıcı ki, tecavüzcü olmayı tercih ederler.

Kubilay: O kadar.

Kubilay: Bu ilk mi sanıyorsun?

Kubilay: Kaç tane arkadaşım aynısını yaşadı.

Kubilay: Yaşattı.

Kubilay: Herkesin ailesi Ediz’in ya da benimki gibi değil.

Kubilay: Sen kendinden pay biç.

Kubilay: Olmaz olmaz ya sen bir erkeğe aşık oldun diyelim.

Mehmet yazıyor…

Kubilay: Büyük ve ulu kurt baban öğrenmiş.

(Mehmet çevrim içi)

Kubilay: Ne yapar sana? Gel oğlum diyerek bağrına mı basar yoksa?

Kubilay: Erdem’in yaptığı şerefsizliğin en büyüğüydü ama ailesinden korkmasına hak veriyorum.

Kubilay: İnsan canı tatlıdır, sevda falan dinlemez.

Mehmet: Senin dediğin gibi bir şey oldu ve ben bir erkeğe âşık oldum.

Mehmet: Babam da duramaz karşımda, annem de.

Mehmet: Sevda benim sevdam, sevgili benim sevgilim.

Mehmet: Ailem için bu hayatı yaşamaya gelmedim amına koyayım ben dünyaya.

Mehmet: Herkes evinin önüne süpürecek Kubilay.

Mehmet: Şahsiyet meselesi demiştin ya sen, aynen öyle.

Mehmet: Erdem başka, Mehmet bambaşka.

Mehmet: Ben sevdiysem eğer babam da durmasını bilecek, evladıyım diye onun olamadığı şeyleri olamam, yapamadığı şeyleri ben yapamam, değil mi?

Mehmet: Evlat olunca böyle bir misyonla doğmuyorum amına koyayım ben.

Kubilay: Salla vişne kurdum.

Kubilay: Zaten sen ‘ibne’ değilsin, düzsün. Bayağı bir düzsün hatta.

Kubilay: Bunu konuşmalarımızın başında da bana pek çok kez hatırlatmıştın.

Kubilay: Farazi konuşmak doğru olmaz.

Mehmet: Aynen.

(Kubilay çevrim dışı)

Mehmet yazıyor…

(Mehmet çevrim dışı)

✨✨

Okuyan gözlerinizden öperim ✨🫶🏻

Gidelim Verve 💙

🤞 Kitap bölümlerinden haberdar olun!

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
error: Bu içerik kopyalanamaz, telif ile korunmaktadır!
Scroll to Top