✨✨
Mehmet: Seni benim karşıma çıkaran günün sabahında doğan güneşi sikeyim ben.
Mehmet: Her yerdesin amına koyayım.
Kubilay: Bana olan aşkından kitapçıda çalışıyor gibi yapman?
Kubilay: Sen bitmişsin, yanmışsın bana.
Mehmet: Artık arsızlığına diyecek sözüm de yok amına koyayım.
Mehmet: Yirmi milyonun yaşadığı şehirde bana denk gelene bak.
Mehmet: Vitaminsizin teki.
Kubilay: Ne yani bir Suri denk gelse daha mı iyiydi?
Kubilay: Abi abi biz Suri, Esat bum bum. Türkiye çok güzel. Biz Müslüman kardeş.
Kubilay: Ay parçası gibi oğlan denk geldi lan.
Kubilay: Hem her gün beni daha fazla görmek için sana da fırsat çıktı işte. Hadi yine iyisin köfte kurdu.
Mehmet: O abdestsiz suratını her gün okulda yeterince görüyorum.
Mehmet: Mesnetsiz sesini de evde duyuyorum.
Mehmet: Neyin cezası bu? Bir de çalıştığım yerde denk geliyorsun?
Kubilay: Türk Ocakları’nda çalışsaydın kardeş bana ne?
Kubilay: Ben mi dedim sana Sahaflar Çarşısı’nda iş bul diye?
Kubilay: Ben de bayılmıyorum bana âşık bir herifin sürekli götümde dolanıp durmasına.
Mehmet: Sen role kendini fazla kaptırdın ciğerim.
Mehmet: Bana âşık olan senmişsin gibi.
Mehmet: Benden ekmek çıkmaz ama demiştim.
Mehmet: Dünyanın en düz adamıyla konuşuyorsun.
Mehmet: Yine üzülme.
Mehmet: Benden sana diğer türlü de ekmek çıkmaz, anlarsın ya? 😉
Kubilay: Konya içi pasif arayan dedelere giderim, yine sana gelmem ben canısı.
Kubilay: Özellikle göz kırpan emojinden sonra binde bir ihtimalin de silindi.
Kubilay: Nedense aklın da hep oralarda.
Kubilay: Bana akıl verirken kalanı sana yetmeyecekse yeltenme.
Kubilay: Yazık olur sana.
Mehmet: Sikik sikik konuşup canımı sıkma.
Mehmet: Ne güzel günlerdir haber alamıyordum senden.
Mehmet: Yarın istifanı ver.
Kubilay: Domalayım bir de sik vişne kurdum?
Kubilay: Hatta üzerine sigaranı da yakayım?
Kubilay: Günlerdir yana yakıla okulda peşimde dolanan da babamdı sanki.
Mehmet: Dövmek için fırsat kolluyorum.
Mehmet: Dinlene dinlene döveceğim seni.
Mehmet: Bence benimle aynı yerde birkaç dakikadan fazla durma.
Mehmet: Fizyolojik sağlığın için tehlikeli.
Kubilay: O! Fizyoloji falan?
Kubilay: Değişik kelimeler öğrenip cümle içinde kullanmaya da mı başladın sen?
Kubilay: Senin elinde sopanla balık avlaman gerekmiyor muydu?
Kubilay: Gözlerimin önünde büyüyorsun vişne kurdum.
Mehmet: O sopayı monte edeceğim ben senin bir yerlerine.
Mehmet: Çok fazla oluyorsun sen.
Kubilay: Yaparsın aslanım, yaparsın koçum, yaparsın erkeğim.
Kubilay: Erkeğim dedim de aklıma Türk pornocu dayılar geldi.
Kubilay: Kusacağım.
Mehmet: Daha ne denir ki?
Mehmet: Porno da mı izliyorsun sen?
Mehmet: Ne pislik herifsin amına koyayım?
Kubilay: Cinselliğiyle barışmış biri diyelim mi fındık kurdum?
Kubilay: Bunun bir tabu olmadığını kabullenip, içimden geldiği gibi kimseleri rahatsız etmeden yaşıyorum.
Kubilay: Çok da sağlıklı bir erkeğim çok şükür.
Mehmet: Ediz gibi naif biri seninle nasıl arkadaş olmuş?
Mehmet: Hayret ediyorum.
Kubilay: Onunla olan arkadaşlığıma bir daha laf edersen sanat filmi adı altında sana porno yaşatırım.
Kubilay: Yirmi beş dakika, konulu.
Kubilay: Konusu da Kazıklı Voyvoda Kubi’nin tek dişi kalmış bir kurdun götüne soktuğu kazıklar.
Kubilay: Tek diş de diğerlerini ben kırdığım için.
Kubilay: Ayıktın mı?
Mehmet: Konuş konuş.
Mehmet: Yakaladığım yerde dilini koparıp götüne sokmazsam ama.
Mehmet: Sen beni cidden anlamadın da tanımadın da.
Mehmet: Mahallemizin sakini dedik, yüz yüze bakarız dedik üzerine az geldik senin.
Mehmet: Şöyle hastanelik edene kadar sikeyim de seni bir.
Mehmet: Milyonda bir görülen tıp mucizesi yaşansın hamile kal.
Kubilay: Noodle’ı nadıl diye okuyan gereksiz öz güvenli ama bir sik bilmeden milletin İngilizcesini eleştiren beyinsizler gibisin.
Kubilay: Çok ses var, görüntü var ama icraat yok.
Kubilay: Senin sikik tehditlerini okumak için bu internete para vermiyorum ben.
Kubilay: Ediz’i de bu meseleden uzak tut.
Kubilay: Ha onu üzecek bir şey yaparsanız, sen veya herhangi bir kediciğin.
Kubilay: Bak bakalım kim kimin hayatıyla oynuyor?
Mehmet: 1.10’luk Cafer gibisin amına koyayım.
Mehmet: Seni ciddiye alabilmem için senin süt içip uzaman, et yiyip gelişmen lazım.
Mehmet: Bir tane vursam Allah’ına kavuşur, zebanilerin yaktığı ateşin üzerinde mezdeke oynarsın.
Mehmet: Ama hâlâ boş artistik.
Mehmet: Siktir git ojelerini sür, mahalle karılarıyla dedikodu yap.
Kubilay: Aylardır Balkanlar’dan Türkiye’ye gelen ve bir türlü gitmeyen sıcak hava dalgası nasılsa sen de öylesin.
Kubilay: İstenmiyorsun, çekilmiyorsun ama peşimi de bırakmıyorsun.
Mehmet: Tamam sus, fazla uzatma.
Kubilay: Bana sen yazdın? AMINA KODUĞUMUN MALI BANA HEP SEN YAZIYORSUN.
Mehmet: Büyük harfle yazma bana sikerim belanı.
Mehmet: Yarın istifanı ver.
Mehmet: Seninle aynı yerde çalışamam.
Mehmet: İbnelik bulaşır falan Allah korusun.
Kubilay: Yok öyle olmuyor o.
Kubilay: Onun için seni ısırmam lazım.
Kubilay: O zaman ibne oluyorsun.
Kubilay: Düzelmen için de benim kanımı sana enjekte etmeleri gerek. Alfa benim ya.
Kubilay: Dean ve Sam Winchester’dan yardım alabilirsin.
Kubilay: Bayağı pro onlar işlerinde.
Mehmet: Seninle aynı diziyi izleyen gözlerimi oyabilsem keşke.
Kubilay: Sen yine de bir oymayı dene, belki bakarsın işe yarar.
Mehmet: İstifanı ver, sikerim seni.
Kubilay: İşim var Mehmet seninle uğraşamam.
Mehmet: Mehmet mi?-/
Mehmet: İsmimle hitap etme.
Kubilay: Niye? Kalktı mı?
Kubilay: Bir de ağzımdan duysan boşalırsın demek ki.
Mehmet: Kes o sikik sesini, söyleme adımı.
Mehmet: Ağzına yakışmaz benim adım.
Kubilay: Her neyse.
Kubilay: İşimden istifa edemem.
Kubilay: Ve sen de beni görmezden gelip orada çalışmaya devam edeceksin. Beğenmiyorsan da kapı orada siktir git.
Kubilay: Abime ya da teyzeme söylersen de.
Mehmet yazıyor…
Kubilay: Mehmet erkeğe köstürüyormuş diye laf çıkarırım okulda.
(Mehmet çevrim içi)
Kubilay: Koskoca reis ibne olmuş derler.
Kubilay: Dedikodunun ne kadar pis bir şey olduğunu anlatmama gerek yoktur.
Kubilay: Bir kez insanların ağzına lafı verdin mi yandın.
Kubilay: Sen iyi bilirsin.
Mehmet: Teyzenle abin mi?
Kubilay: Evet. Mal mısın amına koyayım? O kadar şey yazdım, ne alaka?
Mehmet: Sen teyzenle mi yaşıyorsun?
Kubilay: Sen hakikaten mal bir kurtçuksun.
Kubilay: Aylardır üst katındayım, haberin yok mu?
Mehmet: Yok bilmiyordum ben.
Kubilay: Lan gördün ya abimi. Ediz’le sizin kapınızın önünde karşılaştığımız gün.
Mehmet: Ailen -/
Mehmet: Ne bileyim amına koyayım? Senin çeteleni mi tutuyorum ben?
Kubilay: Her neyse. Beni anladığını düşünüyorum.
Kubilay: İş konusu tartışma dışı.
Kubilay: Senin bile bunu anlayacağını düşünüyorum. Çünkü bu konu benim için çok önemli.
Kubilay: Birine söylersen erkeğe köstüren şorolo reis diye adını çıkarırım bak.
Mehmet: Kes sesini, anladık.
Mehmet: Siktir git şimdi.
Kubilay: Çok isterdin ama nah, vermiyorum ulan!
(Kubilay çevrim dışı)
Mehmet yazıyor…
(Mehmet çevrim içi)
✨✨
Okuyan gözlerinizden öperim.✨🫶🏻
Gidelim Verve.♥️
Vişne kurdu✌❤