✨✨
Ediz: Kubi’m.
Ediz: Baksana bana hemen.
Ediz: Allah’ım mutluluktan sokak röportajlarındaki Almancı teyzeleri bile kucaklayabilirim.
Kubilay: Çüş amına koyayım, o kadar da değil.
Kubilay: Söyle bebeğim.
Ediz: Kubi, sağlam bir yere tutun ve vereceğim haberden sonra düşme, tamam mı?
Ediz: Bize gelseydin sana brownie yapıp üzerine dondurma koyacaktım, sonra da haberi verecektim ama 🥺
Ediz: Gelmedin.
Kubilay: Bebeğim zaten Edizlerde ders çalışıyoruz diyerek işe gittim.
Kubilay: Bu aralar senin bize gelmen lazım.
Kubilay: İdare et beni 🥺
Ediz: Ben ikimize de bakardım kardeşim.
Ediz: Neden çalışıp yoruluyorsun ki?
Ediz: O güzel yüzün kitap tozlarından eskirse ya?
Ediz: ALLAH KORUSUN!
Kubilay: Bunu konuştuk Ediz, böyle olacak.
Kubilay: Hadi sen haberini ver bakalım bana.
Kubilay: Otobüsteyim, önümdeki kel adamın peruğundan tutuyorum şu an.
Ediz: Türker beni sinemaya davet etti 💅🏻
Ediz: Stajyer kurtluktan gerçek bir yavru kurda geçmişim de.
Ediz: Onu kutlayacağız.
Ediz: Ağağağağağa
Ediz: Kesin aşık bana.
Ediz: Evlenince ona şöyle sunumlar hazırlayacağım.
Ediz:

Ediz: Erime feda olsun.
Kubilay: Hamile kalınca da şunu yaparsın kanka.
Kubilay:

Kubilay: Yastıkları da pembe kurdeleli yap ama.
Kubilay: Bu ablanın sunumu zayıf kalmış.
Ediz: Ya yerim seni şapşal.
Ediz: Beni de düşünürmüş.
Ediz: Çok heyecanlıyım Kubi ben.
Kubilay yazıyor…
Ediz: Bana çok başka bakıyor.
(Kubilay çevrim içi)
Ediz: Etkileniyor benden o kadar belli ki.
Kubilay: Senden etkilenmeyecek insan mı var lan?
Kubilay: Kendi güzelliğini görmüyormuş gibi.
Kubilay: Gidip takıldın başka bir kıl kurduna.
Kubilay: Bana başka bakıyor derken?
Ediz: Yani böyle yiyecekmiş gibi bakıyor 🤭
Ediz: Senin Alperen Duymaz’a baktığın gibi işte 🤭
Kubilay: Anladım.
Ediz: Sen dün gelmeyince ben bunlarla oturdum teneffüslerde hep.
Ediz: Eli elime değdi.
Ediz: Heyecandan masadaki sıcak çayı devirdim.
Ediz: Mehmet sağ olsun hemen beni tuvalete götürdü, elimi suya tuttu.
Kubilay: Çok canın acıdı mı?
Kubilay: Krem sürdün mü?
Ediz: Yok yok acımadı, hemen soğuk su tuttuk ya iyi geldi.
Ediz: Korkma sakın tamam mı?
Kubilay: Dikkat et biraz kendine.
Kubilay: Sen elini yakınca Türker ne yaptı peki?
Kubilay: Neden o götürmedi tuvalete seni?
Ediz: O da gülümsedi ama Mehmet hızlı davrandı.
Ediz: Sonra biz masaya dönünce de kulağıma yaklaşıp, ‘Ben dokununca heyecanlanman çok hoşuma gidiyor.’ dedi 🤭
Kubilay: Elini sormadı mı?
Ediz: Sormadı ama hep baktı, gördüm ben.
Ediz: İçine kapanık gibi ya. Tam bir kötü çocuk.
Ediz: Benimle iyileşecek ama 💅🏻
Kubilay yazıyor…
(Kubilay çevrim içi)
Ediz: Mehmet seni sordu bu arada.
Ediz: ‘Bugün vitaminsizi göremedim, nerede?’ dedi.
Ediz: Ben de hasta dedim.
Kubilay:

Kubilay: Vişne kurdu ve kedicikleri.
Ediz: Türker öyle değil ama 🥺
Ediz: Deme öyle.
Kubilay: Tamam tamam demeyiz.
Kubilay: Bebeğim siz ne zaman sinemaya gideceksiniz peki?
Ediz: Yarın akşam.
Ediz: Çok heyecanlıyım. Ne giyeceğim ben?
Ediz: Ya beni öperse sinemada.
Ediz: Heyecandan bayılırım.
Ediz: Sen de mi gelsen Kubi?
Kubilay: Süper olur ben de geleyim, zaten bu ara çok bunalmıştım harika bir fikir.
Ediz: Oha ilk kez sinema teklifimi kabul ettin.
Ediz: Normalde ‘Evde izleyelim donla otururuz, sinema ne amına koyayım? Bir de oraya para mı bayılacaz enayi gibi.’ demen gerekiyordu.
Kubilay: Dediğim gibi çok sıkılıyorum bu ara.
Kubilay: Sen Türker’le plan yaparsan falan beni çağır hep kanka.
Kubilay: Ben de sizinle kafamı dağıtmış olurum.
Ediz: Ya harikasın bebeğim sen, o zaman ben size gelirim yarın sabahtan.
Ediz: Bana kıyafet seçeriz.
Ediz: Çok güzel olmam lazım da 💅🏻
Kubilay: Ediz, sen zaten çok güzelsin. Birilerinin bunu görmesi için senin saatlerce hazırlanmana gerek yok.
Kubilay: Bunu biliyorsun, değil mi?
Ediz: Evet, biliyorum Kubi’m.
Ediz: Biz iki kanka okulun en güzel ikilisiyiz.
Ediz: Çekemeyen anten taksın.
Kubilay: Sen bu ara mahalledeki teyzelerle çok dedikodu yapıyorsun.
Kubilay: Biraz azaltman lazım.
Ediz: 🥺
Ediz: Bu arada Mehmet seni sordu dedim ya.
Kubilay: Evet. Ben de sikime sallamadım farkındaysan.
Ediz: ‘İlaç lazımsa ben götürebilirim.’ dedi.
Ediz: Sana çok fena aşık olmuş haberin olsun.
Kubilay: HJKSKJFSJDSHBGDJSHNSJKDJ
Kubilay: Yok bebeğim lan.
Kubilay: Geçen kitapçıda annemlerin lafı geçti.
Kubilay: Acımıştır, öksüz yetim muhabbetine.
Kubilay: Ailemden vurmuştu bir kere mesajlaşırken beni.
Kubilay: Vicdan yapıyor vişne kurdu, siktir et.
Ediz: Ne alaka? Acınacak ne var?
Kubilay: İnsanları bilmiyor musun? Seni sevmeseler de böyle bir şeyi öğrenince hemen bakışları yumuşuyor, acıyorlar işte.
Kubilay: İyi ki benim başıma gelmedi diyerek empati yaptıklarını sanıp benim üzerimden şükrediyorlar falan.
Kubilay: Salla, konuşmaya bile değmez.
Kubilay: Yüz seksen derece döndü zaten.
Kubilay: Abimle, teyzemle yaşıyorum dedim diye insan oldu bir anda.
Kubilay: Ailem sağ olsaydı belamı sikmeye, beni zayıf yerlerimden vurmaya devam edecekti.
Ediz: Bence kötü biri değil o Kubi.
Ediz: Sadece yanlış ifade etti kendisini sinirle.
Ediz: Hasta olduğunu duyunca göz bebekleri büyüdü böyle, ben gördüm.
Ediz: Endişelendi gibi oldu.
Kubilay: Kimsenin sempatisine ihtiyacım yok bebeğim.
Kubilay: Kapat konuyu.
Ediz: Sen yaşadıkların yüzünden güvensizsin, Mehmet’le çok da güzel olursunuz.
Kubilay: Sedat Peker daha iyi bir seçenek.
Kubilay: Kapat konuyu dedim sana, parmaklarımdan çıkan efora değmez o somak burunlu.
Kubilay: Hadi ben kaçtım, yarın sabah erkenden gel 😚
Ediz: Tamam Kubi’m 😚
✨✨
Okuyan gözlerinizden öperim ✨🫶🏻
Gidelim Verve 💙
Ediz güzel çocuğum… o çocuk üzecek seni be….. illa yaşayarak ogrencez….