✨✨
Mehmet: Yedin mi dayağını?
Kubilay: Terbiyesiz bir çocuksun vişne kurdum sen.
Kubilay: En az Efe kadar terbiyesizsin hem de.
Mehmet: Efe kim lan?
Kubilay:

Kubilay: Bak Mehmet bak, Efe pipisini gösteriyor bak.
Mehmet: Güldüm ha.
Mehmet: Çocuk kitabına bak travma sebebi.
Kubilay: LAN RANDOM AT O ZAMAN!
Kubilay: AHAHAHAHAHAHAHAHA bile olur yeter ki at.
Mehmet: Yapamam öyle gevşeklikler ben.
Mehmet: Ters bana.
Mehmet: Dayak yedin mi diyorum?
Kubilay: Terlik yerken, ‘Yahşı günde yar yahşıdır, yaman günde yetiş gardaş,’ dedim ama duymadın beni 🥺
Mehmet: Cümledeki hiçbir özne ben olmadığım için duymamam çok normal.
Kubilay: Ay götüm kurt.
Kubilay: Seninle gardaş olmak isteyen kim?
Kubilay: Sanki yalvardık amına koyayım.
Mehmet: Her neyse.
Mehmet: Çok mu dövdüler?
Kubilay: Beni hapiste vurdular Keje, ölmedim. Hastalandım, bir ciğerimi orada bıraktım, yine ölmedim. Çok dövdüler beni, kan kustum ama ölmedim.
Mehmet: Sen Eşkıya izledin mi?
Kubilay: Daha ziyade ezberledim diyebiliriz vişne kurdum.
Kubilay: Doksanlar filmlerine ayrı bir düşkünlüğüm vardır benim.
Mehmet: Benim de. Özellikle de Yavuz Turgul filmlerine.
Kubilay: Bence Keje’yi Berfo daha çok sevdi, Keje onun hakkıydı.
Mehmet: Neden?
Kubilay: Baran yeni tanıştığı adam için bile Keje’den vazgeçti lan sevda öyle olmaz.
Kubilay: Berfo gibi cesaretli olmalı seven adam, belki kötüydü, belki pislikti ama Keje’yi gerçekten sevdi, çok fedakârlık yaptı onun için.
Mehmet: Ben de bunu savunuyorum babama yıllardır ama adam mesleki deformasyon yüzünden her daim iyi adamları tutar.
Kubilay: Eşkıya da iyi adam değildi ki mertti sadece.
Kubilay: Ayrıca şimdiki nesil izlese Baran’la Cumali’yi shiplerdi anasını satayım.
Mehmet: O ne demek lan?
Kubilay: Fındık kurdum senin bu güncel jargonu itinayla reddediyor oluşunu ne yapacağız biz?
Kubilay: Ship ne demek bilmiyor musun?
Mehmet: Hayır.
Kubilay: Yakıştırmak yani.
Mehmet: Adamlar baba oğul gibiydi lan, höst.
Mehmet: İlla iki kişi yan yana gelince sevgili mi olmalı?
Kubilay: Sinirlenme hemen vişne kurdum, çabuk kırışırsın bak.
Mehmet: Her neyse, çok mu dayak yedin diye sormuştum?
Kubilay: Daha ziyade öldürücü çene, kollarını birbirine dolamak suretiyle üstten bakış ve birkaç tane de havada uçuşan terlik vardı sahnede.
Kubilay: Allah’tan teyzem kıyamadı bana da yumuşak terliğini fırlattı.
Kubilay: Sonra eğitimli bir köpek gibi terliğini ona geri götürmemi istedi.
Kubilay: Koskoca Kubi ne hallere düştü baban olacak o alaturka Erol Taş yüzünden…
Mehmet: Sonuç?
Kubilay: 🥺 Şu emojideki gibi baktım hem abime hem teyzeme.
Kubilay: Hemen affettiler.
Kubilay: Her daim işe yarar bu bakışlarım.
Mehmet: Biliyorum.
Kubilay: Nereden biliyorsun vişne kurdum?
Mehmet: İlk tanıştığımızda seni dövmek için kıstırdığım her yerde bana da bu bakışları attın.
Kubilay: İşe yaradı ama.
Kubilay: Kıyamıyorsun bana 🥺
Mehmet: Maalesef oldu öyle bir şeyler.
Kubilay: Ya vişne kurdum resmen az önce bana kıyamadığını itiraf ettin.
Kubilay: Senin bana olan bu karşılıksız aşkın 🥺
Mehmet: Cıvıma hemen.
Mehmet: Sumak burunlu kurda ne oldu?
Kubilay: Sumak değil vişne kurdum somak.
Kubilay: Senin gözümdeki sempati derecen arttığı için vişne kurdusun artık.
Kubilay: Fındık ve fıstık da var tabii.
Kubilay: Bana yanlışın olursa yeniden somak burunlu kurt olursun bak ona göre.
Mehmet: Somak burunlu kurdun anlamına baktım.
Mehmet: Domuz ya da köpek burunlu demekmiş.
Mehmet: Sen hayatında benim kadar faça adam gördün mü de burnuma laf söylüyorsun?
Kubilay: Vişne kurdum.
Kubilay: Emrah’ın oğlu Tayfun gibi benim peşimi bırakmadığın için hırsımı bu şekilde alıyordum senden.
Mehmet: Onlar kim?
Kubilay: Küçük Emrah ve yıllar önce reddettiği oğlu.
Kubilay: Ama adam otuz yaşında olmasına rağmen hâlâ tek olayı Emrah’ın oğlu olması.
Kubilay: O da ekmeğini buradan yiyor n’apalım?
Mehmet: Anlatma oğlum şöyle şeyler.
Kubilay: Aklında kalıyor değil mi?
Mehmet: Aynen.
Mehmet: Senin yüzünden derin karanlık bir magazin dosyası var beynimde.
Mehmet: Geçen kitapçıda iki saat Seren Serengil-Gülben Ergen kavgasını anlattın.
Mehmet: Ben de babama anlattım akşam amına koyayım.
Mehmet: Adam Gülben Ergen düşmanı oldu.
Kubilay: Beyaz gömlek ve Allah kolyesi detayını anlattın mı?
Mehmet: Onu unuttum.
Kubilay: ໒꒰ྀིっ˕ -。꒱ྀི১
Kubilay: Nasıl unutursun vişne kurdum?
Mehmet: Bak yine yaptın şu zıkkımı.
Kubilay: Çok tatlı, değil mi?
Mehmet: Evet.
Kubilay: Tam bir erkek oğlu erkeksin sen lan.
Mehmet: Ne alaka?
Kubilay: Senin gibi astığım astık tiplerin her daim sevimli şeylere zaafı olur.
Mehmet: Evet, sevimli şeylere zaafım var.
Kubilay: Kesin evlenince de kız çocuğun olsun istiyorsun sen.
Mehmet: Kısmet o işler, Allah bilir.
Mehmet: Neyse, sana ne soracaktım.
Mehmet: Yatağının üzerindeki herif kimdi?
Kubilay: Fındık kurdum yatağımın üzerinde hiçbir zaman bir herif olmadı benim.
Kubilay: Sana da vur deyince öldürüyorsun.
Kubilay: Teyzem gebertir beni eve erkek atarsam.
Mehmet: Höst lan!
Mehmet: O anlamda demedim.
Mehmet: Yatağının üzerindeki duvarda bir herifin posteri asılıydı ya onu diyorum.
Kubilay: Haa sen onu diyorsun.
Kubilay: Evan Peters.
Kubilay: Çok sevdiğim bir dizide oynuyordu.
Kubilay: Ben de söylemesi ayıptır bir miktar içine düştüğümden.
Kubilay: Dedim ki her gece onun bakışlarının altında uyuyayım 💅🏻
(Mehmet çevrim dışı)
(Mehmet çevrim içi)
Mehmet: Kırk yaşında lan bu adam.
Kubilay: Yani?
Mehmet: Sen kendinden büyük tiplerden mi hoşlanıyorsun?
Kubilay: Ben kimseden hoşlanmam vişne kurdum.
Kubilay: Beğenirsem en fazla geceyi geçiririm.
Mehmet yazıyor…
(Mehmet çevrim içi)
Kubilay: Daha önce de söylemiştim sana.
Kubilay: Aşkla meşkle uğraşacak kadar delirmedik çok şükür.
Mehmet: Çok kesin konuşuyorsun.
Kubilay: Kendimi çok iyi tanıyorum vişne kurdum ondan.
Mehmet: Çok kişi mi oldu hayatında?
Mehmet: Yani diğer anlamda.
Kubilay: Azdan az çoktan çok gider dayı.
Mehmet: Sen Kurtlar Vadisi mi izlemeye başladın?
Kubilay: Evet. Seninle ortak bir paydada buluşalım diye aşkçem.
Kubilay: Şu bendeki fedakârlığı görüyor musun?
Kubilay: Sen daha Ati dinleme ૮꒰ ˶• ༝ •˶꒱ა
Mehmet: Atma şunu.
Mehmet: Soruma neden cevap vermedin?
Kubilay: Neden cevap vereyim ki?
Kubilay: Yattığım insanlar bir tek beni ilgilendirir.
Mehmet: Merak ettim.
Kubilay: O zaman ben de sana sorayım?
Mehmet: Sor.
Kubilay: Neden merak ediyorsun bunu?
Kubilay: Zamanında yeterince orospu iması yaptın bana.
Kubilay: Kesmedi mi de aramız iyiyken yeniden aynı konuyu açıyorsun?
Mehmet: Zamanında yapmışız bir cinslik, kabul.
Mehmet: Ama sadece merakımdan sordum bu kez.
Mehmet: Anlamaya çalışmak için.
Kubilay: Yattığım insanlarla beni anlaman arasında nasıl bir korelasyon var?
Mehmet yazıyor…
Kubilay: Hiç değişmiyorsunuz amına koyayım.
Kubilay: Aklınız hep sikiş sokuş.
Kubilay: Az biraz rahat adam görünce hep beyninizin arkasında o iş.
Mehmet: Ne alakası var Kubilay şimdi?
Kubilay: Çok alakası var Mehmet.
Kubilay: Zaten bu konulardan sabıkalısın benim gözümde.
Kubilay: Senin ‘mahrem’ saydığın şeyi bana soracak kadar gevşek görüyorsun beni.
Mehmet: Çok kişi oldu deyip kapatabilirdin konuyu.
Mehmet: Laf salatasıyla atar gider yapıp konuyu çevirmene gerek yoktu.
Mehmet: Her konuda dürüstsün.
Mehmet: Bunu da söylesen ne olurdu?
Kubilay: Siktir git Mehmet.
Kubilay: Bende hata bana orospu çeken, iki de bir sikerim diyen herifle hiçbir şey olmamış gibi konuşuyorum.
Kubilay: İyi biri olduğunu falan düşünüyorum.
Kubilay: Keşke bana yapılanları kolayca unutmayıp biraz kin tutabilsem amına koyayım.
Kubilay: Hayat benim için daha kolay olurdu.
Mehmet: Hay sikeyim ya dur bir dakika.
Kubilay: Yazma bana Mehmet.
Kubilay: Konuşmak istemiyorum seninle.
Kubilay: Tüm konuşmaları baştan başla ve oku.
Kubilay: Her seferinde açıkça söylediğin o orospu lafları da sana girsin.
Kubilay: Siktir git.
Bu kişiyi engellediniz. Engeli kaldırmak için dokunun.
✨✨
Okuyan gözlerinizden öperim ✨🫶🏻
Gidelim Verve 💙